Cezaevinde hastalanan ve tahliye edildikten dört ay sonra hayatını kaybeden gazeteci Suzan Zengin'in yargılandığı davanın duruşması sırasında arkadaşları "Suzan'ı cezaevi öldürdü" dedi.
Cezaevinden çıktıktan dört ay sonra hayatını kaybeden gazeteci ve çevirmen Suzan Zengin'in yargılandığı davanın görüldüğü Beşiktaş Adliyesi önünde, arkadaşları basın açıklaması yaptı.
Zengin, ölmeden iki hafta önce olduğu açık kalp ameliyatının ardından bulunduğu Koşuyolu Göğüs Hastalıkları Hastanesi'nde 12 Ekim'de hayatını kaybetmişti.
52 yaşında hayatını kaybeden Zengin, iki yıl kaldığı Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi'nde hastalanmıştı.
İşçi Köylü gazetesinin Kartal bürosu temsilcisi Zengin, 28 Ağustos 2009'da evi basılarak gözaltına alınmış ve çıkarıldığı mahkemede tutuklanmıştı. İlk duruşmasına, bir yıl sonra, 26 Ağustos 2010'da çıkabilmişti.
Zengin, Türk Ceza Kanunu (TCK) 314/2. "örgüt üyesi olmayıp örgüt adına suç işlemek" maddesinden, "TKP/ML-TİKKO örgütüne üye olmak" suçlamasıyla 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle Beşiktaş'taki İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanıyordu.
Yargılandığı davanın bugün devam edilen duruşması sırasında, Zengin'in ailesi ve arkadaşları "Suzan yaşasaydı, burada mahkemeye çıkacaktı" dedi.
Zengin'in eşi Bekir Zengin, eşinin hasta olduğu halde tutuksuz yargılanmasına izin vermediği için öldüğünü söyledi.
"Tutuklandığında defalarca, yüksek tansiyonu olduğunu söylememize rağmen ağrı kesici dışında hiçbir ilaç verilmedi. Hastaneye sevk edilmesi hep reddedildi. Tahliye edildikten sonra ölene kadar geçen dört ayını hastanelerde geçirdi. Tansiyon, kist ve kalp hastalığından dolayı hastaneden çıkamadı."
"Onun ölümü doğal bir ölüm değildir. Muhalif bir gazeteci olduğu için ondan kurtulmak istediler. Suzan, mahkemelerde 'suçum ne söyleyin ona göre kendimi savunayım' dedi. Ancak örgüt üyeliğine dair hiçbir somut delil gösteremediler."
İnsan Hakları Derneği (İHD) Cezaevi Komisyonu adına konuşan Sevim Kalman, hala hapishanelerde yüzlerce hasta tutsak bulunduğuna dikkat çekerek "tedavi edilmeyen bu tutuklular ölümle baş başa bırakılıyor" dedi.
Yapılan basın açıklamasında, Zengin'in cezaevinde iken en büyük destekçisinin Ragıp Zarakolu olduğu hatırlatıldı ve "Zengin eğer yaşasaydı. Şu anda Adliye önünde Zarakolu için yapılan destek eyleminde yer alırdı" dendi. (NV)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN